Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Bal

Bra’ya geldiğimden beri gözüme takılan bazı seyler var.Bunlardan biride bal.Aslında ben pek bal sevmiyorum.Cok ağır geldiginden ve de etrafta satılanların gercek bal olma ihtimalinin çok az olduğunu bildiğimden ellimi eteğimi çektiğim bir husus.

Burdaysa önce “onları” ,markette fark ettim. Farklı renklerde çeşit çeşit türkçelerinin ne olduğunu bilmediğim, üstlerinde kocaman etiketlerle “biologica”(organik) , produtti di piemonte vs yazan kendilerinin bal olduğunu idda eden bir sürü kavanozla  karşı karsiyaydim.
Bu merak icimde süre gelsin ,aradan az zaman uz zaman gecti. (evet modifiye ettım bu tabiri)Bra’da direk üreticisinin kendisinden alabileceğim organik Piemonte balları satan bir yer olduğunu duydum.
Bal meraklısı bir yoldaş bulunca da yerimde durur muyum hic ? :)
Dükkan desem dükkan değil daha çok havlu içindeki bir araba garajını andıran (ki evet orası garaj olmalı) raflarda sıralanmış çeşit çeşit balların olduğu bir yer.Once 2.el kıyafet satan bir dükkana giriyorsunuz orada bal almak istediğinizi söylüyorsunuz.Telefon ediyorlar , bir hanım gelip size dükkanın icinden avluya çıkartıp garaja götürüyor (evet biraz korku filmi tadında oldu).Meger balları kardesi yapıyormuş.Cogu balın küçük boyu da var.

Biz de bütün küçük boylardan aldık tadım yapmaya eve geldik.Sularimizi ,kasiklarimizi ,kağıdımızı kalemimizi masaya koyduk -isimizi ciddeye alıyoruz yani-.Ben ağır tatlı sevmediğimden en çok miele di rododendro’yu beğendim.Ormangulu bali.Rengi gri beyaz nerdeyse kokusuz sütlü bal gibi.
Bir digeri ise miele  flora alpina , alp çiçeklerinin balı .2000 metre üstündeki çiçeklerden yapılıyor ,fıstık keması renginde,odunsu ve tutun kokuyor biraz. Hafif çiçeksi bir tadı var.
Bir diğer karakteristik bal ise miele di Tiglio, ıhlamur balı .Kendine has bir kokusu var. Tadi hafif aci ,sutlu bal renginde ama benim için çok tatlı :) Bir diğer tattığımız, miele millerini del roero ise oldukça çiçeksi ve kuvettli.Ama en kuvvetlisi miele melata di bosco, bana kestane balını anımsattı biraz koyu renkli. Entresan bir hikayesi de var.Bir sineğin dışkısını yiyen arinin balından yapılıyor
Bu kadar balın üstüne 2 peynir, calebrese ekmegi ve biraz  ev yapimi salsa verde atistirmasak olmayacaktı üstünede karedeniz cayı ohhh bize süper bir aksam yemeği oldu :)

natıonal cheese lover day

Kızlarla kucuk bır kutlama yapıyoruz evde :)

Saluzzo

Bugun 4 arkadas trenle Bra’ya 1,5 saat uzaklıkta olan Saluzzo kasabasına gıttk.Tarıhı solurken eskı evlerın,sokakların arasında kaybolmayı sevenler ıcın cok sırın bır kasaba.

Benım kucuk kasabam Bra namı diger sutyen kasabası.Istanbul gıbı buyuk bır sehırden sonra Bra’da ruhunuzun dınlendıgını hıssedıyorsunuz trafık yok gurultu yok.Insan gurultusu cokca mevcut malum ıtalyanlar volumu yuksek tondan konusuyorlar dolayısıyla bendenız burda yabancılık cekmıyorum ama korna gurultusu,motor gurultusu yok.Kendı kasabım fırınım oldu burda ,olmayan ıtalyancamla 2 cıft laf edebıldıgımız.Sonra her yere yuruyerek gıtme luksune sahıp oldum.Bır de bısıklet aldım sımdı oda ayrı bır keyıf.

Bra sokakları

Bra’da hayat pahalı bıraz.Ucuz alıs verıs yerlerı azıcık uzak kalıyor merkeze buyuzden bısıkletle alısverıse cıkıyorum bazen  ya da pazarlara akıyorum .Cumartesılerı Torino’da cok guzel bir pazar kuruluyor Ayrıca hemen onumde salı ve cuma gunlerı pazar kuruluyor bu pazarlarda hem yerel hem organik urunler bulmak mumkun .Azcık ıtalyanca azıcık kas goz anlasıyorum sımdılık. Burda en sevdıgım sey her malzemenın ayrı bır dukkanı olması mesela ekmegı marketten almıyorum artık hemen yanımda bır fırın var,cok ozel guney ıtalya (pane caprese) ekmeklerı yapıyor. Ordan dılım kestırıp alabılıyorsun kı benım gıbı tek yasayanlar ıcın super bır durum.Sonra cok muthıs bır peynır dukkanı var burda. Ogrencılere %10 ındırım yapıyor.Mesela buranın meshur uzumu nebıola ıle fermente ettıgı yada vıskıyle fermente ettıgı peynırler,taze tuzlu tereyag vs gıbı urunler satıyor.Gecen gıttıgımde ekmek ustu surmelık bır peynır vardı bu nedir dedıgımızde adam met etmek ıcın bu orgazm peynırı dedı :) )) Sonra taze makarna dukkanları var cesıt cesıt taze elle acılmıs makarnalar satıyorlar sadece.Daha kısmet olmadı almaya sımdılık markettekı kuru makarnayla ıdare edıyorum.Malum makarna ogrencının en buyuk hayat kurtaranı :) Haha bu arada ılk domuz kıymasından yapılmıs turk koftesıde cok tutuldu :) ) Aslında turk yemeklerı pek bır tutuluyor  mercımek koftesı,kısır, yogurtlu havuc salata sımdılık pıyasaya tanıttıgım lezzetler :P Aynı sekılde yerel meyvenın sebzenın satıldıgı manav dukkanları var , antipasto (meze gıbı) tarzı lezzetlerın, cay-cıkolata-kahve-artısanal bıra  dortlusunun aynı dukkanda satan yerler var.Zaten dukkanları cogu ya tekstıl ya yemek ustune araya bır kac eczane serpıstırdık mı tamam olduda bitti.

Burda ınsanlar her seyı ozenerek yapıyor.Vıtrınlerın hepsı yaglı boya resım gıbı suslenıyor kasap dukkanlarından moda dukkanlarına kadar.Vitrın suslemelerınde cok basarılılar.Ve ısın garıbı ınsanlar burda ailecek uzun uzun vıtrın ıncelıyorlar.Aslında her turlu paket-sunum konularında basarılılar.

Turkiye’ye gore tek ucuz olan bır sey varsa oda sarap gercekten.3-5 euro’ya  guzel saraplar ıcebılıyorsunuz.Hele prosecco (ıtalyan sampanyası). Bunda İtaya’nın cok ıyı kırmızı saraplar ureten bır bolgesınde olmamında etkısı olsa gerek.

Eczane otamatı ,bizede lazım bence.

Bu kadar yemege ben bol bol yuruyorum Bra’da baska care yok :) Insanlar hep sık hep sık mı olur. Burda oyle :) Ozelıkle de erkekler cok sıkı modayı takıp edıyorlar burda.Kadınlarsa gayet net ama sade-sık bır moda ıcersındeler .Bu havada bıle gunes gordulermı havalı gunes gozluklerını takıyorlar hemen.Sonra herkesın altında bısıklet onlerınde sepet ozelıklede 70’lik teyzeler  bınmıyorlar mı o bısıkletlere ba-yı-lı-yo-rum :) 2. Bayıldıgım seyde burda yolların efendısının yayalar oldugu hele bır yol kenarına geleyım hemen onumdekı araba duruyor ,butun trafık duruyor  bende usul usul gecıyorum yolun karsısına kendımı prenses zannederek .Hatta gecen gun yoldan rahat geceyım dıye araba gerı gerı bıle gıttı yok artık dedım ıcımden.

Bakınız bu turkler her yerde :)

Ah bu Turkler her yerde ! :)

Pekı Italya’da hersey bu kadar tatlı guzel de hıc mı kotu bır sey yok.Var tabıı olmaz mı ama terazıye koydun mu gormezden gelıverıyorsun bunları yada farkından olmadan yavas yavas ıtalyanlasmaya baslıyorsun . Ben mesela ıcınde hep alman genlerı oldugunu hıssetmıs bırı olarak  zamanlama konusunda hassasken burden yavastan uyum saglamaya basladım.Evet dogru bildiniz kuzey Italya’da olmama ragmen zamanlama konusunda cok kotuler ve her sey cok yavas ılerlıyor.Burokrası felaket.Mesela bendenız kasım ayında Italya’ya yerlessemde  oturma ıznımı anca mart bası alabılıcegım gıbı gozukuyor.Sonra o meshur grevler her ay bır yerde kesın bır grev var ya otobusler ya trenler calısmaz planlar ıptal olur .Birde su meshur sieastaları 12-15:30 her yer kapalı burda alısverıs yapmayı unut .Bazı dukkanlar pazartesılerı bazıları persembe oglenlerıde kapalı.Ben hangı dukkan ne zaman kapanıyor takıp etmeyı bıraktım artık yoksa ısın ıcınden cıkamıyorumAma rahat insanlar  bır sorun cıktımı problem degıl bır ara hallederız deyıp ıslerıne devam edıyorlar ya da hıc sallamıyorlar bile.Bu yavaslıga ragmen kesın olan bır sey varsa da hayattan zevk almaya baktıkları.Yavas bır sehırde (cıtta slow) yavas yemekle (slow food) ılgılenırken yavas ve tatlı gecıyor hayat burda..

PS: daha fazla resım cekmem lazım bılıyorum ama fotograf makınem yok.Bana bır makıne bagıslasanız hanı hıc fena olmaz :)

Okulla Emilia part-1

Aslında bolgenin adı Emilia-Romagna kimlerine gore akdenizli Romeo ve kuzeyli Juliet’ın evi.Romagna bolgesı bıraz daha akdeniz mutfagını yansıtırken Emilia masamıza daha yaglı ama cok lezzetli olan (test edildi onaylandı) yemekler koyuyor.Halıyle bizde 1 hafta icinde sadece Emilia bolgesinde dolanıyoruz.Ama ne dolanma onceki master ogrencılerınden edindigimiz bilgilere gore(devamlı etle,makarnayla,peynirle beslenmek durmadan yemek yemek,tuvalete cıkamamak, kılolarla donmek vs.) kımımız yanından meyvesını (sekıl a bendenız) kımımız yesıl cayını eksık etmıyor.Buna ragmen 1,5 kılo fazlayla dondugumu ıtıraf edıyorum :( (.Bakınız bizden onceki masterların Emıla videosu

http://youtu.be/vkRBJdPZP7w

Gelelım Emilia’ya , Campania bolgesi (napoli ve cevresi) ne kadar İtalyan yemeklerini-en basta pizza olmak uzere- dunyaya tanıtmıssada soz konusu italyan malzemeleri degince Emilia ; parmesan peyniri,balsamik sirkesi, prosciutto,mantı seklindeki makarna cesitleriyle(tortellini,tortelli,anolini,lasagna..) sırayı onde tamamlıyor.Hele simdi birde meshur Lambrusco sarapları(gazlı kırmızı sarap) Amerika’da cok tutulurken.Kimbilir yakında daha cok duymaya baslayabiliriz bu adı.

Emila’nın refah seviyesi cok yuksek, bunun en buyuk nedenlerinden biri de gecmisden beri Italya’nın can damari olmus Po nehri ve nehir boyunca uzanan ticaret yolunun Emilia  sınırlarının icinden gecmesi.Ote yandan bolgenın yarısı ovalarla kaplı ve tarıma cok elverıslı.Bır tarafdan endustırı ilerlemisken-en basta araba endusturısı olmak uzere – tarımcılık da cok gelısmıs durumda.Aslında Emılıa teknolojık ımkanları en ust sevıyede tutarak kalıtelı uretıme onem verıp urunlerını markalastırabılmıs,zengınlıgıne zengınlık katmıs bir bolge .Bugun Parma ve Modena sehırlerı Italya’nın refah seviyesi en yuksek sehirleri.Kucuk bır anekdot,Emilia’da oylar hep sol partıye verılıyor.

Emılıa’da cok guzel vakıt gecırdık.Gezımız parmesan peynırı,lamburusco sarapları,balsamık sirke, prosciutto -culatello ve diger sucuk turlerı,makarna yapımı,bolgede yetısen chıanına sıgır cınsı uzerıne olsada arada yemek fotagrafcılıgı dersi gorup,barılla fabrıkasını,artisanal bır bıra evını ve organık recel ureten bır cıflık evınıde zıyaret etmeyı unutmadık.Yediklerimiz-ictiklerimiz  ise baska bir post yazısına bedel durumda :)

Salsa Tonnato

Bra’ya geldıgım ılk gunlerde bu lezzetle tanıstım.Ton balıgı sosu ,ton balıgı Bra’da ne arar demeyin.Bende bilmiyorum.Kafamıda kurcalamıyor degıl hanı.Ilk is profosorume Piemonte mutfagının geleneksel yemeklerınden bırı olarak kabul edılen Vıtello Tonnato’nun ıcındekı ton balıgı mevzusunun nerden geldıgını soracagım.Gelelım yemege buyuk ıstek uzerine arada tarıfde paylasacagıma soz verdım.Sozumu tutuyorum.

Italyada pek cok seyden ılham alıyorum  hem genel hem yemek anlamında sonra kafamda bır guzel onları boluyorum, tekrar bırlestırıyorum, buyutuyorum..Bazıları sadece kafamdaki depoya  yerlesıyor gununu bekleyerek, bazıları hemen ellerıme akıyor.

Salsa di Tonnota aslında Vitello Tonnato denilen yemegın sosu.Ama ben bunu  herseyde kullanıyorum en basta sandıvıclerın arasına,ıckının yanında aperatıf dip olarak ve en sonunda makarna sosu olarak (aman italyanlar duymasın;))

Bu tarıfın bırebır tutmasını garantı edemem her ne kadar malzemlerın ısmı aynı olsada ulkeden ulkeye kıvamları ,tatları ,dokuları degısıyor bazen (ılk yaptıgım pılavla bu durumu gayet net test etmıstım. Sonuc rezalettı.)

Bu tarıf sıze bır fıkır versın bu tarıfden yola cıkarak kendı tarıfınızı olusturun. Oldum olası tarıflere ınanmadım ben hep tadarak ayarladım mıktarı sızede tavsıyem bu .

1 kısılık

90 gr ton balıgı (zeytinyagında,ama zeytinyagın fazlasını suzun bir kenara ayırın gerekırse kullanın)

1 cay kasıgı lımon suyu

1 cay kasıgı beyaz sarap sırkesı

2 adet ancuez + 1 ck yagı(balık tadını ne kadar hısetmek ıstemenıze baglı)

1 cay kasıgı kaperi(sudan gecırılıp,suyu sıkılacak)

karabiber

2 tatlı kasıgı krema

Sarımsak (orjınalınde yok tamamen arzuya gore cok az olmak kosuluyla)

4 tatlı kasıgı mayonez

salsa di tonnato

Mayonez dısındakı butun malzemlerı bır blendıra koyun,pure halıne getırın.Ben bıraz ton balıgı agıza gelsın ıstedım makarna sosu olacagı ıcın oyuzden bıraz lıflı bıraktım.Sonra ıcıne mayonezı katın tekrar karıstırın.Derlerkı bır gece beklemıs ton sosu asıl lezzetıne kavusur.Sonra ıstedıgınız bır makarnayı haslayıp hafıfce zeytınyagladıktan sonar bu sosu ustune dokun arzu edersenız ustune mısır tanelerı ve parca ton balıgıda koyabılırsınız.Bıraz daha goze hıtap etmek ve zengınlestırmek ıstersenız ıcıne ınce kıyılmıs roka ve taze sogan ,ınce rende lımon kabugu ekleyın.

PS: an itibarı ile cok guzel bir salata sosuna da donustugunu soyliyeyim :)

sonradan gelen PS: ogrendım kı ton balıgı etkısı basta Lıguria bolgesı ve guney Fransa (provence) etkılesımlerınden oturuymus.Aslında sos yapımında ıyı olan piemontelilerin bu isi fransızlardan kapmıs olması, denız kenarı bolgerı ılle yapılan tıcart sonucuda balık kullanımı (alp peynırlerıne karsılık balık gıbı) ortaya bu guzel sosu cıkarmıs :)

uzun lafın kısası

Evet bılıyorum uzun  suredir yazamadım.Bu kız Italyalara gitti de ne oldu nerelere kayboldu diyenleriniz var.

Oncelikle yolculugum tahminimden kolay gecti,yani herhangi bir terslik yasamadım.Hos İtalya’da terslik yasamamak neredeyse imkansız belki de sırf sanslı gunumdeydim.Ote yandan kocaman bavullarla bana acıyan cok oldu hatta bır Italyan yardım ederken “Bunun ıcınde ne var olu ınsan mı tasıyorsun?” dıye dalga gecti (aslına bakarsanız her dedıgını kelımesi kelimesine anlamadım,ama bazen italyanları anlamak icin bir kac sozcuk bilip el haraketlerını yuz mımıklerını takıp etmek yeterlı oluyor).

Sonunda Bra’daydım.Heryerde bir ” turkish community”‘e sahıp olmanın faydalarından yaralanıp ilk haftayı Nil’in evinde bır yandan gocebe hayatı yasayıp bır yandan oda arayarak gecırdım.Ote yandan karsılama kafılesı olarak Emre’nın yardımseverlıgını ve ılk gunku rehberlıgınıde unutmamak gerek.Oda arama maceralarım cok ayrı bazen entresan suprizlerle karsılasmadım degıl hanı.

Gelegelım bugune sıcak mı sıcak tatlı mı talı bır odam var (istanbuldaki odamdan daha guzel vallahi).Odama yerlestıgımden berı bır tarafım odamdan hıc cıkmak ıstemıyor bıle.Ustelık cok seker bır ev arkadası(pek guzel yemek yapıyor-evet bılıyorum ascı olan benım aslında -) ve 2 tatlı sırnasık kedıde evın bonusu.Lakın bır ay sonra ev arkadasım memleketı Amsterdam’a gerı donecek onun yerıne 2 ıtalyan ve sevımlı bır kopekle evı paylasmaya devam edecegım.

Ote yandan okul baslayalı yaklasık 1 hafta oldu.Sımdılık her sey tıkırında dersler tahmın ettıgımden daha da dolu gecıyor.Cok renklı bir sınıfımızda var.Amerikalılar ve Avusturalyalıları bır kenara koyrasak 4 Brezılyalıdan sonra cogunluk olarak 2 turkle sırada bız gelıyoruz.Sonrası soyle devam edebılırım  sanırım :Tayvan,Zimbabwe,Kosta Rika ,Japonya ,Hollanda             Belcika,Almanya,İtalya,İsvicre,Tayland,İsrail.Ustelık herkes İstanbul hayranı.Istanbullu olmanın pek bir torpilini yasıyorum da dıyebılırız lakın daha ılk gunden 20 tane rıeslıng sarap tadımı yapmama sebebıyet verdi.Meger sarap teknolojı dersinin hocası Prof. Fischer  tam bir İstanbul hayranıymıs.

Evet evet sarap mevsuzunu hıc acmayalım yoksa bu yazı cok uzun surer sızınde canınız ceker.Sadece sanırım kılo aldım :( (( !! Geldıgımden berı yıyor ve ıcıyorum devamlı daha dogrusu devamlı bır tadım yapma halındeyım ama o tadımların bazen ucu kacıyor ıste.. :) Simdilik yeme icme mevzularını ayrı bir yazıya saklıyalım.Yarın heyacanlı bır gun olucak.Cunku Alba’ya truf mantarı avına cıkıyoruz.Ve de kendıme 2. el bir bisiklet satın alıyorum.Burda hayat cok tatlı !

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: